Obezite bir hastalık mıdır?
Obezite günümüzde gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin en önemli sağlık sorunları arasında yer almaktadır. Obezite, genel olarak bedenin yağ kütlesinin yağsız kütleye oranının aşırı atması sonucu, boy uzunluğuna göre vücut ağırlığının arzu edilen düzeyin üstüne çıkmasıdır. Mutlaka tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır. Dünya Sağlık Örgütü de (WHO), 1997 yılında obezitenin küresel bir epidemi halini aldığını ve mutlaka tedavi edilmesi gereken kronik bir hastalık olduğunu ilan etmiştir

Obezlerin sayısı artıyor mu?
WHO verilerine göre, dünyada 400 milyonun üzerinde obez ve 1.6 milyar civarında da hafif şişman birey bulunmaktadır. 2015 yılında bu oranın sırasıyla 700 milyon ve 2.3 milyara ulaşacağı düşünülmektedir.

Obezite en çok hangi hastalıklara neden oluyor?
Obezite, hipertansiyon, diyabet, kalp hastalıkları, safra kesesi taşı, karaciğer yağlanması, artroz, reflü özefagut, gut, adet görme bozuklukları, felç, uyku apnesi ve kadınlarda aşırı tüylenme görülme sıklığını artırmaktadır.

Vücuttaki yağ dağılımının doğru olup olmadığı nasıl anlaşılır?
Yağ dağılımının en basit göstergesi bel/kalça oranıdır. Bel/kalça oranı ile kronik hastalıklar arasındaki ilişkinin karın bölgesi yağlarının miktarıyla bağlantılı olduğu belirlenmiştir. Tek başına bel çevresinin ölçülmesi de karın yağ dağılımı ve sağlığın bozulmasına bir gösterge olarak pratik kullanımı sağlamaktadır. Bel çevresi kadınlarda 88 cm, erkeklerde 102 cm’nin altında olmalıdır.

Kilo vermenin faydaları nelerdir?
Kilo verildiğinde; kalp hastalığı oluşma riski, yüksek kan basıncı azalır ve yüksek kan şekeri, yağlı karaciğer, uyku apnesi ile kan yağları düzelir.

Obezite nasıl tedavi edilir?
Obezite; diyet, egzersiz, davranış tedavisi, ilaç tedavisi ve cerrahi tedavi ile iyileştirilebilir.

Türkiye’de durum nasıl?
Ülkemizde obezite görülme sıklığını saptamaya yönelik çalışmaların sayısı maalesef ulusal düzeyde fazla değildir. Boy uzunluğuna göre vücut ağırlığının değerlendirildiği Türkiye 1974 Beslenme, Sağlık ve Gıda Tüketimi Araştırması verilerine göre, ülkemizde şişmanlık hızı erkeklerde yüzde 7.6, kadınlarda yüzde 25 iken; 1984 verilerine göre bu hızlar erkekte yüzde 12.9 ve yüzde 33 olarak rapor edilmiştir.

Obezite yaşla birlikte artış gösterir mi?
Genel olarak obezite görülme sıklığının yaşlanmayla birlikte arttığı gözlenmiştir. 55-59 yaş grubunun yüzde 34.8, 40-55 yaş grunbundaki kişilerin de yüzde 30’unun obez olduğu belirlenmiştir. Ancak ülkemizde son yıllarda yapılan TEKHARF (Türkiye’de Erişkinlerde Kalp Hastalığı Risk Faktörleri) çalışmasında ise 25-34 yaş grubu yetişkin bireylerde obezite sıklığnın giderek arttığı bildirilmektedir.

Yanlış yapılan diyetler ne gibi sonuçlara yol açar?
Açlık diyetleri ve çok düşük kalorili diyetler hızlı kilo kaybına neder olur. Ancak sağlığa da zararlıdır. Bu tür diyet yapanlarda; kalp ritim bozuklukları, baş ağrısı, konsantrasyon bozukluğu, hipotansiyon, bulantı ve kusma, kabızlık ve ishal, safra taşı oluşumu, kanda ürik asit artışı, yorgunluk ve saç dökülmesi gibi yan etkilere yol açabilir.

Herkese uygun, standart bir diyet var mıdır?
Standart diyet yoktur, her diyet kişiye özel olmalıdır. Bir diyetisyenin hazırlayacağı; beslenme alışkanlıklarına, yaşa, cinsiyete, iş koşullarına, metabolizma hızına ve sağlık problemlerine uygun diyet programının uygulanması gereklidir.

Obezite insan ömrünü kısaltıyor mu?
Ülkemiz artık ne yazık ki obezitenin sorun olduğu 1. grup ülkeler arasında yerini almış durumda. Zenginleştikçe obez oluyoruz, çağın bu hastalığına karşı mutlaka önlem almalıyız. Çünkü kalp hastalıkları, tansiyon ve bazı kanser türleri kiloya bağlı olarak gelişiyor ve kişinin yaşam kalitesini düşürerek ömrünü de kısaltıyor.