Kemiklerimizin sertliklerinin azalıp, kalitelerinin bozulmaları sonucu daha zayıf ve kırılabilir hale gelmeleridir ve vücudumuzdaki tüm kemikleri etkileyen bir hastalıktır.

Osteoporoz, ortalama yaşam süresinin uzaması ve yaşlı nüfusun artmasıyla, günümüzde en sık görülen hastalıklardan biri haline geldi. Kemik kaybının sessizce ve giderek ilerlediği osteoporoz hastalığı, çoğu kez kırıklar oluşmadan farkına varılmadan ilerlemektedir. Bu nedenle insanların çoğunun farkında olmadığı bir hastalıktır. Osteoporoz ile birlikte kırık riski artar. Özellikle 50 yaşın üzerinde kalça, omur ve el bileği kırılma riski kadınlarda % 40, erkeklerde ise % 13 olarak kabul edilmektedir. Kalça kırığı olanların yaklaşık % 20’si ne yazık ki ilk 1 yıl içinde ölmekte, % 30’dan fazlası sakat kalmaktadır.

Riskli kişiler kimlerdir?

  • 45 yaşın altında doğal ya da cerrahi menopoz (Ameliyatla yumurtalıkların alınması) uzun süre adetten kesilme
  • Kadın olmak (Osteoporoz riski altındaki nüfusun %80’i kadındır)
  • İleri yaş
  • Ufak tefek zayıf yapıda ve beyaz tenli olmak (Beyaz ve Asyalı kadınlarda siyahlara göre daha sık rastlanır.)
  • Ailede osteoporotik kırık öyküsü (Özellikle annede kalça kırığı)
  • Daha önce kırık geçirmiş olmak (Ön kol kırığı gibi)
  • İnflamatuar (iltihaplı) eklem hastalığı ya da astım varlığı
  • Kemik yıkımını hızlandıran ilaçların kullanımı (kortizon, guatr ilaçları, sara ilaçları, heparin vb.)
  • Kalsiyumdan fakir beslenme, yetersiz D vitamini
  • Sigara içme, alkol kullanımı, fazla kahve tüketimi
  • Düzenli egzersiz yapma alışkanlığının olmayışı
  • Erkeklerde düşük testosteron düzeyi
  • Uzun süreli yatak istirahati
  • Bunama
  • Kronik böbrek yetmezliği
  • Emilim bozukluğuna neden olacak gastrointestinal sistem sorunları
  • Tiroid hormonunun fazla salgılanması
  • Hiperparatiroidi

Belirtileri nelerdir?

  • Osteoporozun en önemli belirtisi kırıklardır. Omur, kalça, el bileği ve diğer kemiklerde görülen (frajilite) kırıklar. Ağrı kırık olmadan nadirdir. Kırıklara bağlı ani ve şiddetli bel ve sırt ağrıları olur .
  • Boy kısalması ve kamburluk (Hastalarda gençliklerindeki boy uzunluğundan 10-15 cm’den fazla kısalmalar oluşabilmektedir)
  • Karın göğüs boşluğunda daralma ve buna bağlı bulgular
  • Vücut imajının bozulması
  • Psikolojik sonuçlar
  • Yaşam kalitesinde bozulma
Nasıl teşhis edilir ?
Kemik mineral yoğunluk ölçümü (DEXA ): Kaynak olarak dozu düşük X ışını kullanılır, genellikle omurga ve kalçadan ölçüm yapar. Kemik dansitometresi adı verilen bu teknik son derece kolay, ekonomik ve hasta için zahmetsizdir.

Peki kimler kemik yoğunluğu yaptırmalı ?

  • 65 yaş ve üstü tüm kadınlar
  • Kırığı olan menopoz sonrası kadınlar
  • Osteoporoz tedavisi planlananlar
  • Kadınlık hormon yetmezliği olanlar
  • Omurlarında şekil bozukluğu olanlar
  • Uzun sure kortizon verilmesi düşünülenler
  • Bir veya daha fazla risk faktörü olan  tüm menopoz sonrası kadınlar

Osteoporozdan nasıl korunacağız?

Osteoporozdan korunma anne rahminden başlar ve yaşam boyu devam eder. Korunma yeterli beslenme, düzenli egzersiz ve kadınlarda yeterli östrojen; erkeklerde ise yeterli testosteron düzeylerinin sağlanmasını kapsar. Çocukluk, ergen dönem ve genç erişkinlik dönemlerinde güçlü kemikler oluşturulması ileri yaşlarda osteoporoz gelişiminden korunmak için önemlidir. Düzenli fiziksel aktivite, örneğin yürüyüş, aerobik veya merdiven inme-çıkma, kemik kuvvetini arttırmada önemlidir.

Beslenmenin en önemli iki noktasını kalsiyum ve D vitamini alımı oluşturur. İleri yaşlarda bir kişinin günlük kalsiyum ihtiyacı 1000-1500 mg. Bunun tamamını besinlerle almak mümkün olmadığı için mutlaka ilaçlarla desteklenmesi gerekir.

Kalsiyum kaynağı besinleri tüketin!

Süt ürünlerinin yanı sıra yeşil yapraklı sebzeler, bazı balıklar (sardalya 1 porsiyon 324 mg Ca ve somon 1 porsiyon 203 mg Ca), badem (12 adet 62 mg Ca)

Günlük ihtiyaç için önerilen;

  • 1 bardak süt (300 mg Ca),
  • 1 kase yoğurt (450 mg Ca),
  • 1 dilim peynir (115 mg Ca)
  • 1 dilim kaşar peynir (210 mg Ca) ve bir tabak yeşil yapraklı sebzedir (brokoli, kıvırcık lahana, ıspanak. )

D vitaminin en önemli kaynağı ise güneş!

Günde 15 dakika güneş ışığına maruz kalma vücudun yeterli D vitamini oluşturma ve depolaması için yeterlidir. Deri tarafından D vitamini yapımı yaşla birlikte azalır. Bu nedenle D vitamini (400 – 1000 IU / gün) alımı büyük önem taşır. Ayrıca balık ve balık ürünleri de önemli bir D vitamini kaynağı.

Öte yandan proteinin yetersiz alımı kalça kırıkları için risk oluşturabilir ve kırık olan hastalarda iyileşmenin gecikmesinde rol oynayabilir. Proteinin yetersiz alımı ile kas gücü ve kütlesinde azalma ile düşme ve kırık riskinde artış izlenir. Günlük 1g/kg protein alımı önerilmektedir.

Bir de unutulmaması gereken nokta osteoporozdan korunmak için sigara ve alkol tüketiminden uzak durulmasıdır.

Osteoporoz Nasıl Tedavi Edilir?

Tüm hastalıklarda olduğu gibi osteoporozda da hastalıktan korunmak öncelikli amaç olmalıdır. Osteoporozun gelişmiş olduğu durumlarda ise erken tedavi başarı şansını yükseltmektedir.

Osteoporoz günümüzde tedavi edilebilir bir hastalıktır. Osteoporoz tedavisinin en önemli amacı kırıkların azaltılmasıdır. Osteoporoz tedavisinde ilaç ve ilaç dışı tedaviler söz konusudur. İlaç tedavisinde kemik yıkımını azaltan, yapımını arttıran ve özellikle son zamanlarda kemik kalitesi üzerine olumlu etki gösteren ilaçlar üzerinde yoğunlaşılmakta ve araştırmalar bu yönde sürdürülmektedir.